etken ve duyarLı

Çocuk yetiştirmede asıl önemli olanın çocuğun benliğinin kuvvetli olmasını sağlamak olduğunu düşünürüm. Bir çocuk duygusal olarak yıpratılmayarak etken bir ruha sahip olarak yetişebilir. Yani insanlara kendini sevdirmek için duruma göre oynamayan; kendi fikri olan, gerektiği yerde “hayır” demesini bilen, doğruyu yanlışı ayırd edebilen bir ruh…

Bir kitapta, duygularını kendi iradesi ile yönetmeyi öğrenemeyen çocukların sonraki yıllarda haz kaynaklarından gelen baskılara direnmekte zorluk çekebileceklerini okumuştum.

Nefs ve benlik birbiriyle tek vücutta yaşayan duygular. Nefsimiz bize nelerden haz alabileceğimizi sürekli iletiyor, benliğimiz bunların içinden hangilerinin onurlu yaşamımıza engel olmayacağını süzerek karar vermemizi yönlendiriyor.

Güçlü bir benlik, haz kontrolünü elinde tutabilir.

 

İşte, insan gibi bir yaşam için çocukluk yıllarında çocuğun benliğinin örselenmemiş, aşağılanmamış aksine saygı duyulmuş olması gerekiyor. Çocuk aşağılandıkça benlik zayıflar ve nefsden gelen hazlara -sırf kendini iyi hissetmek için-  iyi/ kötü ayrımı yapmadan teslim olabilir.

Yemek yemek de bir hazdır; zaten paylaştığımız yemek fotoğraflarından da çok net anlayabiliyoruz bunu (hatta mutluluğu yemekte arar olduk neredeyse) ama Ramazan’ da veya rejim yaparken de benliğimizin kuvveti sayesinde hazzı ötelemeyi başarabiliyoruz.

Ya da,

Bir ilkokul çocuğu kendisinde çok severek aldığı bir silgisi olmasına rağmen yeni bir silgi için tutturuyorsa bu da hazdır. Oysa ki hazzı ötelersek yani kendi silgisi bittiğinde istediğini alırsak hazzı pekiştirmiş değil, benliğini geliştirmiş oluruz. Bu olay, dün akşam başıma geldi; yarım saatlik mücadeleden sonra baLo kızı ikna oldu ve haklı olduğuma karar verdi.

Hazsız bir dünya olmazdı sanırım. O zaman yemekten bile keyif almaz; yememeyi bile seçebilirdik. Yaşama heyecanımız kalmazdı.

Biz çocuklarımızın benliğini geliştirirsek; kendi hazlarını ne zaman, nerede ve nasıl kullanacakları kararlarını  doğru olarak kendileri verebilir. Böylece bizim ya da başkalarının polislik yapmalarına gerek kalmaz.

………………………………………………………………….

İstanbul’ da bol güneşli, ışıklı nefis bir hava var. Şimdi hazzınıza yenik düşüp sokaklarda gezmek için işten kaytaracağınıza, benliğinizi harekete geçirip öğle yemeğinde dışarı çıkabilir ve bundan haz duyabilirsiniz…

Hadi mutlu haftasonları :)

 

Not: Çok biliyormuşum gibi olmasın; okumaya, anlamaya çalışıyorum sadece…

Faydalandığım kitap: Adem Güneş/ Çocukluk Sırrı

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in baLo and tagged , , , . Bookmark the permalink.

One Response to etken ve duyarLı

  1. aslı nokay says:

    çok keyifle okudum yine.. kendime yüksek sesle:)) iyi oldu :)

    hadi sana da mutlu haftasonları :)))

Comments are closed.