deneme/ yanılma

 kasım 2013, ev

Geçen yıl; baLo kızı ilkokula başladığında İngilizce dersini babasına devretmiştim. Diğer her türlü Dilay’ a ait bakım/ onarım/ ders/ ödev/ kurabiye yapımı/ patlamış mısır/ hediye almaca vs işlerini ben yapacaktım; eşim sadece İngilizce ödevlerini yaptıracaktı. Gelen ödev de iki yaprak, yarısı da resimli !

Gel zaman git zaman geçen yıl hiiç karışmadım aralarındaki ilişkiye. Ki ben sabırsız, garantici, dil konusunda başarılı olmasını isteyen bir anneyim; ona rağmen inat ettim ve de ilişkileri okul konusunda da bir yandan devam etsin istedim.

Noldu?

Dilay’ ın karnesindeki tek “iyi” şey “İngilizce ödevlerine gereken özeni gösterme” oldu. Diğerlerinin hepsi “pekiyi” ydi. Neyse dedim; herkesin bir öğretme biçimi var. Bu yıl da aynı taktiği izlemeye koyuldum ve fakat geçen Pazartesi şans eseri Dilay’ ın çantasını açınca dörde katlanmış, yapılmamış İngilizce ödevlerini gördüm !  “Akşam konuşacağız” dedim ve okula gönderdim.

Aynı gün İngilizce öğretmenini aradım; ” ben de sizi arayacaktım bu çocuk bir travma yaşamış olabilir mi geçen yıl İngilizce’ yle ilgili ?” falan dedi. Derslere katılmak  ve de ödevleri yapmak istemiyormuş.

Düşündüm; (çok iyi yaparım)

Eşim ödevleri yaptırırken de İngilizce konuşuyor; ödevi anlatırken de yani. Sanırım bu hoşuna gitmedi. Anlayamadı yani, anlayamayınca da yok saydı öyle bir dersi…

ve noldu ?

ben pes ettim; eşimle el sıkıştım ve dersi devraldım. Yani “sanki ödevi yaparken bize biri mi yardım etti ? Kendi ödevini kendisi yapsın, yapmazsa sonuçlarına katlansın” gibi  konular bizde ters tepti. Diğer derslerin bütün ödevlerinde sıkıntı çıkarmayan  çocuk İngilizce de çuvallamıştı.

Akşam kızıma gözlerim parlayarak ! “bundan sonra İngilizce ödevlerini DE beraber yapacağız” dedim. Çok mutlu oldu ve bana söylemediği önceki günün ödevlerini önüme koydu 5 dakikada yaptık. Öğretmen yapılan ödevleri görünce benden daha mutlu olmuş; yıldızlar, notlar, gülen suratlar yapmış ödevin üstüne :)

Özen, sabır, alaka şart arkadaş. Bir de çocuğa özel anlatma  biçimi… En azından bizim kızda…

Bende bunu Mili Eğitim gibi deneme yanılma yoluyla buldum napalım…

Geçen yıl öğrendiği ödev yapma konusunu bu yıl bana ihtiyaç duymadan nasıl yapıyorsa bunu geçen yıl verdiğimiz emeğe borçluyum. Bu yıl da İngilizce emeğe ihtiyaç duyuyor.

Hadi bakalım…

 

Fotoğraftaki ipucu: Objektifi manuele almak. Işık azsa netliyemiyor garip…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
This entry was posted in baLo. Bookmark the permalink.

6 Responses to deneme/ yanılma

  1. aslı nokay says:

    ben en çok şu cümleyi beğendim :))

    “””Diğer her türlü Dilay’ a ait bakım/ onarım/ ders/ ödev/ kurabiye yapımı/ patlamış mısır/ hediye almaca vs işlerini ben yapacaktım; eşim sadece İngilizce ödevlerini yaptıracaktı.”””

    ne kadar da tanıdık :)) ve sinir bozucu :s

    eh ingilizceyi de devralmışsın :) bu arada ev ile ilgili yürüyen diğer işler de temizlik/yemek/yoğurt yapım/ puding yapım :)/alışveriş sevgili Nihan cığım senin :)))

    kocanla sadece el sıkışman da senin ne kadar naif ve kibar oldğuunu gösteriyor :)))

    öpüyorum ve kocaman bir madalya takıyorum :))

    • nnbalo says:

      Dilay’ ın yaşı büyüdükçe bu işler keyfe dönüştü aslında. Kabullendim ben.

      Eşim çok yoğun çalıştığı için (sende bilirsin) işbölümleri bu şekilde oluyor. Ama kendisi de farkında yaptıklarımın neyseki.

      Kendisi de hoplatma, zıplatma, uçurma işlerine bakıyor :)

  2. gülyüz says:

    emeksiz hiç bişey olmuyor, bunu bir de babalar anlayabilseydi sanırım hayat daha kolay olurdu biz anneler için :)
    kolay gelsin

  3. Ayça says:

    Neyse büyük adim atmissiniz, iyice kopmadan yakalamışsınız. Dilay da mutlu olmuş baksana, meselenin yarısını çözmüşsünüz sanki. Öğretmeni de fazladan birkaç gülenyüz, yıldız falan koyarsa bi süre, bence on numara beş yıldız olur bu ingilizce yıl hatta dönem sonunda :)

Comments are closed.